İnşaat Halinde.... yakın

Makaleler

Comments (0) - Views (5460)

HAŞD ŞAABİ VE TÜRKMENLER

YAZAR: MAHİR NAKİP mnakip@yahoo.com

 

Haşd Şaabi Neden Kuruldu?

ABD, ordusu ile bir ülkeye girip başarı ile çıktığı hiç bir ülke yoktur; Vietnam’dan yenik, Afganistan’dan zelil ve Irak’tan başkanlarına ayakkabı fırlatılarak çekilmiştir. Irak’ı 2003 yılından itibaren dört yıl yöneten sivil Amerikalı Bremer, hatıralarında en büyük hatalarının Irak ordusunu lağvetmeleri olduğunu itiraf eder. Böylece ABD, Şii ve Kürt siyasetçilerinin oyununa gelerek sayıları bir milyona yaklaşan Irak askerini işsiz ve maaşsız bırakarak bir kaç ay sonra faaliyete geçecek El-Kaide’nin sonra da Irak’ın takriben dörtte birini eline geçirerek DEAŞ’ın kucağına itmiştirNeticedeKürtler ve Şiiler kendilerine bağlı olan milisleri meşrulaştırırken, terör de bulaşıcı bir hastalık gibi Irak’ın her yerini sarmıştır. 

 

2004-2011 yılları arasında Irak’ın mali kaynaklarını da kullanarak ABD askerleri, sözüm ona Irak Ordusunu yeniden kurmaya ve eğitmeye çalışmıştır. Haziran 2014’te DEAŞ bir günde Musul’u ele geçirdiğinde, bu ordu, askerî elbiselerini bile Musul sokaklarına atarak çil yavrusu gibi sağa-sola dağılarak şehirden kaçmışlardır. Böylece kurulan bu ordunun göstermelik ve kartondan olduğu ortaya çıkmıştırÇünkü, kurulan orduya ne vatan sevgisi ne de bir ülkü aşılanmıştı.Buna binaen merkezi Necef’te bulunan Şii MerciiDAEŞ’ekarşı cihat edecek bir halk kuvvetinin kurulması için fetva çıkarmıştır. Bugün Haşd Şaabi her ne kadar eleştirilecek silahlı bir güçse de ama içinde 80 yaşında fedai askerler olduğu kadar, aylardır aylık alamamış gençler de var. Haşd’inDAEŞ’ten kurtardığı bölgelerde haksızlıklar yaptığı inkar edilemez, ama Peşmergelerin de kurtardıkları bölgeler Kürt bölgesine ilhak edilmektedir. Yani bir yerde haksızlık varsa, haksızlık yapma meşru bir hak haline gelebilir. 

 

Türkmenler Haşd Şaabi’ye Neden ve Nasıl Katıldı?

Haşd Şaabi alelacele kurulmuş bir teşkilattır. Kurulduğunda Irak topraklarının %20’sine yakını DEAŞ’ın denetimine girmiş ve bu felaket, kurulan İbadi Hükümetinin birinci gündem maddesi haline gelmişti. Bu arada Türkmenlerin Telafer, Emirli, Bastamlı, Yengice ve Beşir yerleşim bölgeleri DEAŞ’ın eline geçmişti. 2014 yılının Haziran ayında ITC Başkanı Erşat SALİHİ, Türkmen silahlı gücünün kurulmasını Irak Hükümetinden resmen talep etmiştir. Ne Bağdat Hükümeti izin verdi ne de Kürt yönetimi bu teklifi kabul ettiBöylece Haşd Şaabi’nin içinde yer almak kaçınılmaz oldu. Nitekim Türkmen siyasetçiler ihtilaflı olan bu konuda karar verme aşamasında iken, TelaferliEmirliliTuzhurmatulu ve Beşirli Türkmenler Haşd’in içinde yer almaya ve silahlanmaya başladılar. Neticede uzun sürmeden Emirli’yi DEAŞ’tankurtarabildiler. Arkasından Beşir de aynı Türkmen HaşdŞaabi’si tarafından kurtarıldı. Tabi ki bu arada Türkmenlerden onlarca şehit düşenler de olduDolayısıyla Türkmenlerin Haşdiçerisinde yer alması, bir asırdan fazladır Türkmenlerin elde edemedikleri silahlanabilme hakkını sağlamış ve meşru kılmıştır. 

 

Bugün Haşd Şaabi’nin içerisinde takriben 6000 Türkmen bulunmaktadır. Bu silahlı gücün başında Türkmen komutanlar var, yanlarında Irak bayrağına ilaveten Türkmen bayrağı da taşımaktadırlar. Aralarında Türkmence konuşuyorlar ve Türkmence terennüm ettikleri marşları bile var. Kısacası Türkmenler bir şekilde Haşd’in içinde yer aldılar ve bu sayede silahlanabildiler. DEAŞ’tan sonra da kargaşanın devam edeceğini varsayarak, olağanüstü bir çözüm olmazsa Türkmenlerin Haşd Şaabi içinde kalmalarında fayda görünmektedir. Çünkü, bir ay önce çıkan kanuna göre Haşd, artık resmi bir ordu olup, Irak Ordusunun bir parçası kabul edilmiştir. Olağanüstü bir çözüm olmazsa dedik. Gerçekten de Haşd içinde ya da dışında ve tek çatı altında Türkmenlerin silahlanabilmeleri çok özel gayreti gerektirmektedir. Bu da şu anda sadece Irak Türkmen Cephesi’nin meselesi imiş gibi görünüyor. Halbuki bu bütün Türkmen siyasetçilerinin ve özellikle de Türkiye’nin meselesi olmalıdır. Bu meyanda şu soru akla geliyor: Haşd’in içinde yer alan Türkmenler tam olarak bağımsız mıdırlar? Sorusunun cevabı maalesef hayırdır!

 

Haşd Şaabi’nin Geleceği ve Türkmenler

Malum; DEAŞ Irak’ta en büyük zararı önce Türkmenlere sonra Sünni Araplara vermiştir. Hal böyle olunca, HaşdŞaabi’nin kurtardığı Sünni yerleşim bölgelerinin bir kısmı Şiilerin, Peşmergelerin kurtardığı Türkmen yerleşim bölgelerinin de çoğu Kürtlerin hakimiyetine geçmiştir. Bu da DEAŞ Irak’tan çıktıktan, sonra bu hesaplaşmanın bu sefer Şiilerle Kürtler arasında başlayabileceğini göstermektedir.Pekiyi bu durumda Türkmenlerin Haşd’in içinde kalmaları doğru değil midir?

 

Türkmenlerin sadece bir kanadının Haşd’in içinde olmasının önemli mahzuru var. Türkmenlerin silahsız olan diğer kanadının Haşd’in içinde olmayışı, bu kanadın zayıflamasını ve tehlikede olmasını doğurmaz mı? Doğurma ihtimali doğurmama ihtimalinden elbette ki daha yüksektir. Ancak yanlış ya da aksak bir silahlanma, silahsızlanmadan daha doğrudur.    

 

Gel gör ki Türkiye Haşd Şaabi’ye sıcak bakmamaktadır. Genel olarak Haşd Şaabi’nin başarısı inkar edilemez ama kurtardığı topraklarda adaletli davrandığı da tartışma konusudur. Dolayısıyla Başbakan Binali YILDIRIM’ın Bağdat ziyareti bu açıdan önemlidir. Çünkü hem Haşd içindeki Türkmenler kendilerini Türkiye’ye daha yakın hissedecekler hem de Türkmenlerin diğer kesimine de daha ciddi davranma sorumluluğu içinde olacaklardır. Belki de bu aşamadan sonra dışarıda kalan diğer Türkmen kesiminin Haşd’in içinde kendilerine bir yer bile bulabileceklerdir. 

 

Bu yakınlaşmanın faydalı mı yoksa büsbütün zararlı mı olacağını, Telafer’i DEAŞ’tan kurtarma operasyonu başladıktan sonra belli edecektir.

Send comment...

Name :

Email :

Comment :


Change image?

2
3
4